• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Üyelik Girişi
Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.43157.4613
Euro9.01689.0530
feride melike kandemir
kandemirmelike1907@gmail.com
Yo-Yo Sendromu Nedir?
23/11/2020

Çok düşük kalorili diyet programları ile çok kısa sürede kilo kaybının yaşanmasının ardından verilen kiloların tekrar alınmasını beraberinde getiren zayıflama programlarının kaçınılmaz sonudur. En riskli yanı ise insanların çoğunun bu sendromu yaşadığının farkında olmaması ve bunu diyet programlarının kaçınılmaz sonu olarak düşünmesi…
Yo-Yo sendromuna neden olan uygulamalar; düşük kalorili diyetler, zayıflama hapları/ ilaçları, laksatif kullanımı, tek tip beslenme programları gibi sürdürülebilir olmayan sağlıksız uygulamalar…
Yo-Yo Sendromu’nda vücudunuzda neler oluyor?
• Açlığa veya yoksunluğa alışan vücut, bu düzenden çıkıldığında tekrar aç kalma korkusuyla tüketilen her şeyi depoluyor ve yağlanma çok kısa sürede artıyor.
• Enerji alımındaki dengesizliklere bağlı olarak, metabolizma yavaşlıyor ve yaşlanıyor.
• Kısa sürede kaybedilen yüksek ağırlıklar kas kaybı olduğundan dolayı vücutta deformasyon oluşuyor.
• Kan şekeri dengesizliklerine bağlı duygusal krizler ve yeme atakları meydana geliyor.
• İlaçla zayıflamanın tercih edildiği uygulamalarda; böbrek fonksiyonlarında bozulma, kalp ritim bozuklukları, yüksek kan basıncı gibi sağlık problemleri oluşuyor.
Kısacası; vücudunuzu ve ruhunuzu yaşlandıracak, fizyolojik ve psikolojik durumlar meydana geliyor.
Yo-Yo Sendromu’ndan kurtulmak için;
• Diyetin yaşam tarzı değişikliği olduğunu kabullenmeli ve bunu uygulamaya hazır olmalısınız
• Tüm besinlerin sağlıklı beslenme programında olabileceğini, önemli olanın dengeli ve yeterli tüketimi olduğunu kabullenmelisiniz,
• Zayıflamak için bir mucize aramaktan vazgeçmelisiniz
• Fiziksel aktivite sınırlarını belirlemeli, yaşam boyu sürdürebileceğiniz bir aktiviteyi hayatınıza katmalısınız
• Diyetisyeninizden destek almalı ve ona güvenmelisiniz
 
Yo-yo sendromu yaşayan bireyler ruhen ve bedenen yıpranmışlığın yanında doymak hissini de kabullenmekte zorlanıyor. Çünkü uyguladıkları tüm yöntemler onlara kilo yönetiminin tek yolunun açlık olduğunu vurgulamış oluyor! Diyetisyene gittiklerinde de karşılaştıkları “doyma hissi” onlara yabancı geliyor ve kilo verememekten korkuyor. Lütfen destek aldığınız uzmana güvenin.
Evet, ağırlıktaki %10 azalma obezitenin neden olduğu kalp hastalıkları, diyabet ve kanser gibi pek çok hastalığın önlenmesi için çok kıymetli. Fakat asıl önemli olan kaybedilen ağırlığın korunması!
Vücudunuz bir yap-boz değil ve hayat boyu sizinle. Ona iyi bakmak yaşama karşı en büyük borcunuz! Sağlığınız için bir karar almalı ve hatalı uygulamaları bir kenara bırakmalısınız. İşe onlara diyet demeyerek başlayabilirsiniz . Çünkü diyet; sürdürülebilir bir yaşam tarzı demektir.
 



89 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

POSA ( DİYET LİFİ ) NEDİR ? - 19/01/2021
POSA ( DİYET LİFİ ) NEDİR ?
OMEGA3 - 12/01/2021
OMEGA3
Kabızlıktan Koruyan Besinler - 05/01/2021
Kabızlıktan Koruyan Besinler
Uyku- Obezite ve Beslenme İlişkisi - 29/12/2020
Uyku- Obezite ve Beslenme İlişkisi
Tatlı Kriziyle Başa Çıkma Yolları - 22/12/2020
Tatlı Kriziyle Başa Çıkma Yolları
GLİSEMİK İNDEKS NEDİR? - 15/12/2020
GLİSEMİK İNDEKS NEDİR?
C VİTAMİNİ - 08/12/2020
C VİTAMİNİ
SU: ELZEM BİR BESİN ÖGESİ Mİ ? - 01/12/2020
SU: ELZEM BİR BESİN ÖGESİ Mİ ?
Çok Düşük Kalorili Diyetler Neden Sağlıklı Değildir ? - 17/11/2020
Çok Düşük Kalorili Diyetler Neden Sağlıklı Değildir ?
 Devamı
Saat
Site Haritası