• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Üyelik Girişi
Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar43.046443.2189
Euro50.220450.4216

MYRİOKEPHALON KONUSUNA İTİRAZIM VAR

07/10/2025

MYRİOKEPHALON KONUSUNA İTİRAZIM VAR

    Myriokephalon Zaferi konulu panel ve tören kutlamalarının 17 Eylül’de büyük bölümünün Denizli’de yapıldığını Çivril’de de akşam bu kutlamalara devam edildiğini, Çivril 30 Ağustos gazetesinin haberinden öğreniyoruz.

    Konuyu uzatmadan ve detaylarına girmeden önce öncelikle bu konuya itirazım var. Henüz Çivril’de bu savaşın yeri tespit edilmemişken, törenlerin ve panellerin bir başka yere, özellikle Denizli merkezine taşınması henüz erken. Konuyla yakından ilgilenen ve öğrenmek isteyen Çivrillilerin tümünün oraya taşınamayacağına göre, tüm etkinliklerin Çivril’de, yani yerinde yapılması daha yararlı olurdu.

    Ayrıca bir eksiklik de son dört yılda, ilk yıllarda sürdürülen Düzbel Geçidi görüşünün dışta bırakılmasıı yine gündemdeydi. Geçen yıllarda olduğu gibi bu yılda nedense aynı anlayışlar sergilendi. Çivril’de belediye tarafından düzenlenen panel ve benzeri çalışmalarda, bu konudaki panel sunumlarında ısrarla eşitlik sağlansın ve Çivril’deki Düzbel ve Kûfi Çayı görüşlerine yer verilsin önerilerimiz yine dikkate alınmadığını gördük. Ancak Düzbel Mahallesi de Denizli-Çivril’in bir mahallesi ve Düzbel Geçidi’nin 16 km’lik uzunluğunun 9 km’lik bölümü Çivril’de. Yapılan çalışmalarda özellikle son yıllarda dışta bırakılması anlaşılır gibi değil. Bir yetkili çıksa da bunun gerekçesini bizlere açıklasa iyi olacak.

    İlgili gazete haberini okuduğumuzda, Myriokephalon Zaferi’nin 849. Yıldönümü anma programlarında önemli bir tarihi keşfin müjdesi verilmiş. Sanırım Denizli merkezinde verilmiş olmalı ki, bizler konunun ayrıntısını bilemedik. Ama bu konunun ayrıntısını yakında tüm Türkiye kamuoyuna bildireceklermiş. Yani o zaman konunun ayrıntısını öğrenebileceğiz. Aynı gazete haberinde yer alan konuyla ilgili bilgilerde, kayıp olan ve savaşın yerinin tartışılmasına neden olan Myriokephalon kalesini yüzde 99 ihtimalle bulmuş sayılırız bilgisi yer alıyor. Temennimiz, o 1 (bir) ihtimalin de bulunarak tamamlanması, yani var olan ihtimalin yüzde yüze çıkarılmasıdır.

    Ancak yıllar öncesinden bu yana tekrarladığımız gibi, Bu savaşla ilgili günümüzde en önemli ayrıntılı tarihsel bilgiler, Niketas Khoniates’in Historiası’nda mevcuttur. Bu eserdeki konuyla ilgili tarihsel bilgilere göre Bizans ordusunun savaştan önce Kelainai’den Khoma ve Myriokephalon’a geldiği yazılıdır. Yüzde 99 ihtimalle bulduk dedikleri yıkık Myriokephalon kalesi bu kaledir ve Niketas Khoniates bu kalenin Khoma yanında olduğu bilgisini veriyor.

    Bir önemli konu da yine Niketas Khoniates’in eserinde Bizans ordusunun Khoma’dan Eumeneia ve çevresine, Sarıbaba Tepesi kenarından geçtiği ile ilgili bir bilgi yok. Yıllarca bir kale yıkıntısını bulmadan önce bu tarihsel gerçekler açıklansın dedik ama dinleyen, duyan olmadı. Ancak zamanı geçmiş değil. Bizans ordusunun savaştan önce Eumeneia ve çevresine geldiği hangi tarihsel yayında yer aldığı açıklanmalı.

    Herhangi bir yerde duvar kalıntısı olması, orada kale olduğunu kanıtlamaya yetmez ve o kale kalıntılarının yıkık Myriokephalon kalesi olduğunu kanıtlamaya yetmez. Ayrıca Sarıbaba Tepesi çevresinde ve Eumeneia’da Bizans kalesi yoktur diyen yok. Bu konuda, Eumeneia ve Çevresindeki kaleler konulu Thomas Drew Bear’ın ilgili makalesini iyi okunmalıdır. Ancak Eumeneia çevresindeki Bizans kaleleri, aranan Myriokephalon kalesi değildi. Zaten Bizans ordusu savaş öncesinde Eumeneia yöresine gelmemiştir bile. Kûfi Çayı Boğazı görüşünü savunanlar, öncelikle Bizans ordusunun savaştan önce bu yöreye geldiğini ve tarihsel yayınlarda yer alan gerçek bilgilerle ortaya koymaları gerekir. Olmadı, bir de Hocalar ilçesine bakalım anlayışı, bilinmelidir ki zaman kaybıdır.

    Bizler yıllar önceden oluşturduğumuz ekibimizde ciddi ve kararlı biçimde çalışmalarımızı yürütüyoruz. Ekibimizdeki hocalarımızın da önderliğiyle tüm sorunları aşmak üzereyiz.

    Kimi zaman sözünü ettiğim ve Myriokephalon Savaşı ve Düzbel Geçidi adını verdiğim kitap çalışmasının son düzlüğündeyim. Bu güne kadar geçirdiğim ağır sağlık problemleri nedeniyle zaman zaman aksayan bu çalışmamın, okura ulaşması, sanırım iki veya üç ay sonra gerçekleşecek. Bu kitap çalışmamın bu savaşın yerini arama çalışmalarını sonlandırmasına katkı sağlamasını umuyorum.

    Kitabımda konuyla ilgili ayrıntılı bölümlere yer verdim. Bunların en önemlisi bu konuyla ilgili yararlandığım tarihsel yayınların neredeyse tamamının kapak görselleridir. Konu, müjde vermekse bir müjde de ben vermek isterim:  Niketas Khoniates’in 1880’li yıllara ait PDF basımında (bilgisayarda orijinal metnin dijital güncel taraması, fotokopisi) incelerken, bir yabancı dildeki Niketas Khoniates’in yayınında, Bizans ordusunun Khoma yanından girdiği geçidin adının “Aretisma Klesoura” olduğunun  yazılı olduğunu gördüm Bu metin ortaçağ Latincesiyle yazılıdır. Elbette bu konudaki en önemli kararı elbette konun uzmanlarının incelemesiyle ortaya çıkacaktır.

    Bu konuda, Yani Myriokephalon Savaşı’nın özellikle Kûfi Çayı Boğazı’nda gerçekleşmiş olduğunun çok uzak bir ihtimal olduğunu, Düzbel Geçidi’nin dışlandığı panellerin dilek temenniler bölümlerinde izah etmeye çalıştık. Ben, bir önceki yıldaki Çivril’deki panelde, III. Haçlı Seferi sırasında Alman haçlı ordusunun 1190 yılında Khoma yanından geçerken on dört yıl önce gerçekleşen Bizans-Selçuklu savaş alanından veya çevresinden geçtiğini, Tageno’nun Mektubu’nda geçen tarihsel bilgilerle açıklamaya çalıştım. Bu tarihsel mektuba göre Alman Haçlı ordusunun 1190 yılındaki bu seferinde Eumeneia ve çevresinde gitmediği net bir şekilde anlaşılmaktadır. Ama bu uyarıların dikkate alınmadığını, daha sonraki yıldaki panel sonunda dilek ve temenniler bölümünün zaman yok gerekçesiyle kaldırıldığında gördük.

    Hâlbuki amacımız sorun çıkarmak yerine, Çivril’imizi tarihsel değerleriyle en olması gereken yere çıkarmaktı. Beş dakikalık aralarla susturulmaya ve dışta bırakılmak istendiğimiz, Düzbel Geçidi görüşünü Çivril’de savununlar olarak adeta horlanmamız ve dışlanmamıza rağmen, bu savaşın gerçek yerinin Düzbel Geçidi olduğunu kanıtlanmasına katkı sağlamak ve bu kutlu olayı gururla sergileyebilmek için ilçemizin en uygun yerine “Anadolu’nun tapusunun alındığı toprakların bir bölümündesiniz” sözünü haykıran bir alanın düzenlenmesini çok istedik. Ayrıca yerimiz de vardı. Çivril’in tarihini anlatan, bahçesiyle düzenlenen bir binamızın olması, tarihsel ve kültürel değerlerini korumaya duyarlı Çivril halkına çok yakışırdı.  Ayrıca öneri projelerimizde Çivril’e yine bu konu ağırlıklı dijital kütüphane önerimizde vardı. Ben, benim kütüphanemdeki konuyla ilgili tüm görsel ve dijital yayınları hiçbir maddi çıkar beklemeden vermeye hazırdım.

    Ayrıca önemle vurgulamak istediğim bir konu da, şişirilmiş unvanlara ve Çivril’in duayen tarihçisi gibi benzer uydurmasyonlara ihtiyacımızın olmadığıdır.

    Myriokephalon Zaferi’ni konu alan dernek ve vakıf benzeri yerlerini, ilgili belediyelerin etkinliklerinde nasılsa Düzbel Geçidi görüşü yok sayıldığına göre, artık kendi çalışmalarımızı bildiğimiz yoldan devam ettirmede fayda var.

    Ne diyelim, sağlık olsun…

    MÜMTAZ BAŞKAYA


Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Saat
Site Haritası